dermapen.jpg

Dermapen (Mikroiğneleme) Tedavi̇si̇ ile Cilt Yenileme ve Gençleşme

    Dermapen oldukça güvenilir bir cilt gençleştirme ve yenileme yöntemidir.Cildin değerli üst tabakası olan epidermise hiç zarar vermeden, soymadan, tahriş etmeden cildi derinden etkileyip tedavi etmek amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Dermapen tedavisi cildi güvenilir şekilde yenileme imkanı sunarken kişinin sosyal ve iş yaşamından uzak kalmasına da neden olmamaktadır.

     Cildin kendi iyileşme mekanizmalarını harekete geçirerek etkisini gösteren bu güvenli yöntem daha genç, sıkı, gergin ve parlak bir cilt elde edilmesini sağlamaktadır. İnce çizgiler, kırışıklıklar, gözenekler, kaz ayakları ve dudak etrafındaki sigara çizgileri tedavisinde etkili olduğu bilinmektedir. Ayrıca akne ve su çiçeği izleri, ergenlik ve gebelik çatlakları ve cerrahi sonrası oluşan izlerin belirginliğini azaltır.

Dermapen tedavisinin geçmişi:

     Kozmetik amaçlarla cilde iğne uygulamasının geçmişi antik Çin tıbbına dayanmaktadır. İlk uygulamalar Sui Hanedanı döneminde (MS 581-618) prensesleri güzelleştirmek için 7 mikroiğneden oluşan bir alet kullanılarak yapılmıştır.

     Skar tedavisi için mevcut izde kontrollü hasar oluşturarak remodelling fazını yeniden düzenlemek ve mevcut kollajen diziliminin çapraz bağlarını kırmak çok eskilere dayanan bir yöntem olsada bu işlem için mikroiğneleme, dermapen ve dermaroller sistemleri 2000'li yıllarda kullanılmaya başlamıştır.

     Mikroiğnelerle gençleşmenin batı tıbbı tarafından keşfi ise Kanadalı plastik cerrahi uzmanı Dr Andre Camirand tarafından olmuştur. Dr. Camirand 1997 yılında “face lift” sonrası yüzde kalan izleri kamufle etmek için dövme uygulanan hastalarda, izlerin sadece kamufle olmadığını aynı zamanda azaldığını da farketmiştir. Dr Camirand dövme tabancasını boyasız olarak ameliyat izlerinde kolajen demetlerini parçalayarak yeniden yapılanma sağlamak amacıyla kullanmış ve yara izlerinin gerilediğini gözlemlemiştir. Dr. Camirand'ın çalışmasının ardından Des Fernandes kendi tasarladığı mikroiğneleme cihazı ile çalışmalar  yapmıştır. 1990 ve 2000li  yıllarda konu ile ilgili ilk bilimsel yayınlar sadece cerrahi sonrası izlere değil ayrıca cilt yenilenmesine de olumlu etkilerinin olduğunu göstermektedir.

     Bu çalışmaların sonrasında 2004 yılında Amerika'da özel bir labaratuvarda ilk MTS Roller ismi verilen dermaroller sistemi icat edilmiş. MTS roller epidermiste yüzlerce mikrokanallar açmaktadır ve tedavinin  dövme cihazına göre çok daha başarılı olmasını sağlamıştır. Ardından dermaroller sistemleri tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Ancak dermarollerların ucundaki iğnelerin vücudun her bölgesinde farklı derinliklere inmesinin gerekliliği ve her seansta farklı dermaroller kullanma zorunluluğunun farkedilmesi ile tedavi maliyetleri artmaya başladı. Ayrıca dermarollerdaki silindirik yapı üzerindeki titanyum iğneler dönme haraketi sırasında cilde 45 derecelik açıyla temas ettiği için uygulama sırasında ciltte yüzeyel laserasyonlar meydana geliyordu. Tüm bu olumsuzluklardan dolayı Dermapen cihazı icat edildi. Dermapen elektrikle çalışan, uygulama için derinliği ayarlanabilen ve ucunda 12 adet titanyum iğne olan bir cihaz olup saniyede 1300 mikrokanal açabilmektedir. Aynı zamanda cilde temas ve iğnelerin deriye girişi sürekli 90 derece olduğu için laserasyona sebep olma ihtimali çok düşüktür. Bu sayede uygulama maliyetleri düşmüş ve mikroiğneleme sisteminin etkinliği artmıştır.

Dermapen tedavisinin etki mekanizması:

     Dermapen mikroiğneleme tedavisi cilt yenilemesinde, cilt yüzeyinin düzeltilmesinde, ince çizgiler ve lekeler gibi pek çok cilt probleminin tedavisinde kullanılabilmektedir. Dermapen ile dikey olarak cildi delen birden fazla mikroiğne ile mikro kanallar açılır. Cilt yüzeyinde gezdirilen Dermapen’de bulunan kılcal küçük iğneler yukarı aşağı hareket ederek cildin 1 cm karelik alanında ortalama 1000 mikro delik açar. Aynı zamanda bu mikro delikler cilt problemine uygun olarak kullanılan özel ürünlerin hızla emilmesini sağlar. 

     Dermapen mikroiğneleme tedavisinde iğne derinliği, tedavi yoğunluğu, etkinlik ayarlanabilir ve problemli bölgelerde yoğun tedavi uygulanabilir. Dermapen cildi 90 derecelik dik açıyla delen çoklu iğnelerle yapılan bir tedavi şeklidir. Bu sayede deri yüzeyinde en az epidermal hasar ortaya çıkar ve çok daha güvenli ve etkili cilt gençleştirme sağlanır. 

     Dermapen ile deride çok ince milyonlarca iğne delikleri açılır. Bu vücut tarafından bir yaralanma ya da zedelenme olarak algılanır ve doğal yara iyileşme mekanizmaları sayesinde yeniden doğal kollajen ve elastin üretilerek tedavi etkisi ortaya çıkar. 

     Dermapen ile otomatik ve titreşimli mikroiğneleme sayesinde ağrı oluşumu azalırken, deride oluşan mikrokanallar ürünlerin emilimini arttırarak tedavi etkinliğini arttırır. Dermapen ile birlikte yapılabilen kombine tedaviler sayesinde ablatif olmayan, örneğin Fraksiyonel Lazer Tedavisi, IPL ve Kimyasal Peeling gibi tedavilerle daha etkili sonuçlar elde edilebilir. Dermapen sistemi tüm cilt tedavisi ürünleri, vitaminleri ve prp ile kombine olarak kullanılabilmektedir. Kullanılan ilaç, vitamin ve kişinin kendi kanından elde edilerek hazırlanan PRP’nin cilt tarafından emilmesini sağlayan Dermapen sistemi bu özelliği sayesinde kullanılan bütün solüsyonların etkinliğini maksimuma çıkarır ve etkiyi arttırır.

Dermapen tedavisinin kullanım alanları:

     Dermapenin kullanım alanları çok geniştir:

  • Cilt sıkılaştırma, gençleştirme ve cilt toparlama,

  • Sivilce izlerinin azaltılması,

  • Operasyon ve yanık skarlarının belirginliğinin azaltılması,

  • Ağız etrafındaki sigara çizgileri gibi ince kırışıklık ve çizgilerin azaltılması,

  • Genişlemiş gözeneklerin küçültülmesi,

  • Gebelik ve ergenlik çatlaklarının hafifletilmesi,

  • Cilt lekelerinin azaltılması,

  • Saç dökülmesi tedavisi.

Dermapen tedavisinin uygulanma şekli:

     Uygulanacak bölge acıyı hafifletmek için krem şeklinde bir ilaç ile uyuşturuluyor. Uygulama öncesinde ciltteki makyaj artıkları temizlenir ve cilt dezenfekte edilir. Dermapen uygulanacak bölgeye sıklıkla kişinin kendi kanından elde edilen ve büyüme faktörleri yenileyici faktörler içeren PRP uygulanır. Dermapen cihazının hızı ve uygulama derinliği ayarlanarak cilt yüzeyinde gezdirilir. Bu sırada hafif acıma ve gıdıklanma hissi hissedilir. Dermapen cihazının cilde dik olarak hızla girip çıkan ultra ince mikro iğneleri (0,02 mm) sayesinde deri yüzeyinde mikroskopik kanallar açılır ve ardından cildin iyileşme mekanizmaları tetiklenir. Yaklaşık 30-40 dakika süren bu işlem ile cildin iyileşmesi, sıkılığı, elastikiyeti için vazgeçilmez olan “kollajen” ve “elastin” sentezi için tetikleyici mekanizmaların başlaması sağlanır, kan dolaşımı artar.  İşlemden sonra yatıştırıcı kremler ve güneş koruyucu uygulanır. 2-4 hafta ara ile en az 5-6 seans önerilir. Dermatolog tarafından uygun görülen aralıklarla (örneğin 3-6 ayda bir) tekrarlanan uygulamalar yapılabilir. Bu sayede kırışıklık tedavisinde daha kalıcı sonuçlar elde edilebilir. 

Dermapen tedavisinin avantajları:

     Dermapen cihazının ucuna takılan disposable aparat içinde 12 adet 33 gaugeluk titanyum iğne bulunmaktadır. Dermapen sistemi sayesinde iğnelerin derinlikleri 0-2,5 mm arasında ayarlanarak tek bir uç ile tüm yüze ve tüm vücuda tedavi derinliği ayarlanarak işlem yapılabilmektedir.

     Bu yöntem geleneksel lazer tedavilerinden farklı olarak ısı hasarı yani ciltte yanık oluşturmadan, derinin kıymetli üst tabakasını soymadan, tahriş etmeden cildi derinden uyararak yenilenmesini sağlamaktadır. Cildin üst tabakası hiç zarar görmediği için yaz aylarında da rahatlıkla uygulanabilir. Dermapen cihazının dizaynı burun kenarı, göz çevresi ve dudak çevresi gibi ulaşılması güç bölgeleri de tedavi etmeye uygundur. Dermapen tedavisi sonrası leke ya da iz oluşma riski bulunmadığından tüm cilt tiplerinde uygulanabilir.

     Dermapen tedavisi tüm deri tipleri için uygundur ve lazer ile cilt gençleştirme uygulanamayan koyu tenli hastalarda da iyi bir alternatiftir. Dermapen tedavisi ayrıca derinin en ince olduğu ve pek çok uygulamada işlem yapılmayan göz kapağı, boyun ve kol içleri gibi bölgelerde de uygulanabilir.

     Dermapenin dermaroller tedavisine göre bazı avantajları vardır. Bunlar enfeksiyon riskinin bulunmaması, hızlı uygulama, kısa tedavi ve iyileşme süresi, ayarlanabilir iğne derinliği, minimal epidermal hasarlanma ile daha az acı ve kanama, dar ve kıvrımlı alanlar dahil tüm yüzde kolay kullanılabilmesidir. Dikey kullanıldığı için dermapen tedavisinde iz dokularında dahi iğneler bükülmez ve kolayca deriye penetre olur. 

     Otomatik titreşimle çalışan Dermapen uygulamada kolaylık ve konfor sağlarken acıyı da azaltır ve etkiyi arttırır. Açılan mikro kanalların derinliği de ayarlanabilir olduğu için yan etki riski yoktur. Kişinin sosyal hayatını etkilemez. 

Dermapen sonuçları fraksiyonel lazerler, IPL, lazer ile cilt yenileme ve kimyasal peelingler ile karşılaştırılabilir. Ancak bu diğer sistemlere göre çok daha ucuz ve iyileşme süreci kısadır.